04.11.2018 01:15 │Günc.: 18.10.2019 12:39

Yıldızların arasında görülen bulut gibi sabit gök cisimlerine denir. Parlak veya karanlık olabilirler. Genel olarak içinde yıldız bulunmayan ışıklı gaz kümeleridir. Teleskopsuz görülebilen ancak 4 bulutsu vardır. Tıpkı yıldızlar gibi, bulutsular da sayısızdır. Yalnız Samanyolu'nda yüzlerce bulutsu olduğu bilinmektedir. Bunlara «Samanyolu Bulutsuları» (Galaktik Nebulalar) denir. Samanyolu'nun dışındakiler «Samanyolu Dışı Bulutsular» diye anılır.

Samanyolu Bulutsuları başlıca ikiye ayrılır: 1 - Karışık bulutsular (karanlık ve parlak bulutsular); 2-Gezegen Gibi Bulutsular. Yıldız kümeleri, uçsuz bucaksız gökyüzünde yaygın ışık lekeleri olarak göze çarparlar. Birbirine çok yakın görülen bu yıldız kümeleri, çıplak gözle ayırdedilemez. Devamlı bir parlaklık olarak görülürler. Bunlara yıldız kümesi nebulası denir. Samanyolu galaksisinin çok uzağında bulunan başka yıldız sistemleri de galaksi dışı nebulalar adını alır.

Diğer bir nebula sınıfı ise hakiki gaz nebulalarıdır. Bunlar yaygın nebula adını alır. Nebulalar pek parlak olmadıkları için ancak büyük objektifli ve büyütme gücü düşük teleskoplarla görülebilirler. Gaz ve ince tozdan meydana gelmiş hakiki ve yaygın nebulalar Samanyolu’nun hemen her yerinde göze çarpar. Fakat daha çok galaksimizin ekvator bölgesinde yıldızların yoğun olarak bulunduğu bir yerde toplanmışlardır.

Trifid nebulası bunlardan biridir. Samanyolu’nun kollarında yer alan ve onları dolduran parlak bulutlar, tek yaygın nebulalar olarak kabul edilirse, en büyüklerinin boyutları ışık yıllarıyla ölçülür. Atbaşı nebulası teleskoplarla bakıldığında gerçek bir atbaşını andırmaktadır. Bu nebula Orion takım yıldızında bulunmaktadır. Crab nebulası ise bir yıldızın süper nova patlaması sonucunda meydana gelmiştir.

Bu duruma gelen bir yıldız parlaklık olarak, bir milyar yıldızın parlaklığına eşit hale gelinceye kadar büyür ve sonra uzaya, bir nebula meydana getirecek parçacıklar dağıtarak infilak eder. Doğuda bulunan astronomlar, Crab nebulasını meydana getiren bu dev patlamaya M.Ö. 1054 yılında şahit olmuşlardır. Söz konusu nebula o zamandan bugüne devamlı olarak saniyede 1000 km hızla büyümektedir. Gaz nebulasının yapısı basittir. Gaz bölümü büyük ölçüde hidrojen, biraz helyum ve oksijenden meydana gelmiştir. Astronomlar nebulaları "yıldız doğuran kuluçka makineleri" olarak tarif etmektedirler.

Gerçekten de özellikle gaz nebulasını meydana getiren hidrojen ve helyum, yıldızların ana yapı maddesidir. Genellikle şekilsiz, karmaşık bir görünüm arz eden nebulaların içinde belki de en ilgi çekeni dünyamızdan 1400 ışık yılı uzaklıkta bulunan halka şeklindeki Lyre nebulasıdır. Galaksimiz Samanyolu ve çevresinde bulunan en tanınmış nebulalar; Trifid, Crab (Yengeç), Macetlan bulutları, Lyre, Sagittarius, Orion, Omega ve Lagoon’dur.

Geçmişten bugüne gelindiğinde insanlığın gelişimi açısından bilim dallarıyla ilgilenilmiş ve hep yeni bir şeyler bulunmaya çalışılmıştır. Bulunan buluşların çoğu ise merak üzerine gelişmiştir. Gökyüzü de, insanoğlunun hep merak ettiği ve sürekli gözlemlemeye çalıştığı bir olgudur. Özellikle günümüz teknoloji dünyasında astronomi bilimiyle ilgili çok büyük gelişmeler yaşanmış fakat hala bazı merak edilen sorulara cevap bulamamıştır. Bu sorulardan birisi ise, nötron yıldızlarıdır. Astronomi bilimiyle ilgilenen bilim insanlarının hakkında çok da bir şey bilemedikleri nötron yıldızları, nebula oluşumunun öncesinde ortaya çıkar.

Evrende yer alan her yıldızın bir ömrü vardır. Yaşını tamamlayarak ömrünün sonuna gelen yıldız, genişler ve ya karadeliğe ya da nötron yıldızına dönüşür. Bu nötron yıldızları, aynı zamanda beyaz cüce olarak da adlandırılmakta ve bu beyaz cüceler daha da fazla genişleyerek kırmızı süper dev haline gelmektedirler. Kırmızı süper dev haline gelmiş bir yıldızın içindeki sıcaklık tam olarak belirlenememiş olmakla birlikte bu sıcaklığın 100 milyon derece olduğu tahmin edilmektedir. Akıl sınırlarını bir hayli zorlaya bu sıcaklım derecesine bağlı olarak yıldızın çekirdeğinden evrene oldukça büyük oranda gaz salınımı yapılır. Bu gazlar nebulalardır.

Ömrünü tamamladıktan sonra kırmızı süper dev haline gelmiş olan yıldızlardan çok büyük oranda ve inanılmaz hızlı bir derecede gaz çıkışı meydana gelir. Bu nedenle nebulaların içerisinde yer alan toz ve gaz bulutlar oldukça yoğun bir orandadır. Kırmızı süper devden gaz çıkışı meydana geldikten sonra çıkan dağınık gazlar birbirlerinde daha da yaklaşırlar. Bu yakınlaşma ise nebulaların yoğunluk derecesini artıran bir etkendir.

Nebulalarda bulunan gazların sıcaklık değeri yaklaşık olarak 15 bin derecedir. Nebulalardaki gazlar, füzyon reaksiyonu başlatırlar ve bu sayede hidrojen ile birleşmeye başlarlar. Nebulada gerçekleşmekte olan bu füzyon reaksiyonu işlemi, aynı zamanda burada yeni bir yıldızın oluşacağının habercisi niteliğindedir. Nebulaların içerisinde yer alan yoğun yapıdaki gazlar, füzyon reaksiyonu sonucunda hidrojen ile birleşirler ve böylece burada minik yıldızlar meydana gelir. Daha sonra meydana gelecek aşamalarda ise oluşan bu minik yıldızlar genişlerler ve anakol yıldızları adı verilen yıldızlara dönüşürler. Oluşan bu anakol yıldızlarında gaz püskürmesi olayı gözlemlenir.  Ömrünü tamamlamış olan bir yıldız kahverengi veya beyaz cüceye dönüşür ve ortaya karbon ve de demir yığını kalır.

Yorumların Devamı...

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Son Eklenenler