Mezopotamya nedir? Nerededir?

A- | A+
Mezopotamya nedir? Nerededir?

«Nehirler arası» anlamına gelir. Yakın Doğu'da Fırat ve Dicle nehirlerinin arasında bir bölgedir. Ancak günümüzde Mezopotamya, daha çok yukarıda adı geçen iki nehrin Türkiye dışında kalan kesimlerinin arasındaki yer için kullanılmaktadır. Araplar Mezopotamya yerine «el-Cezire» deyimini kullanır)lar. EA-Cezire «ada» demektir. İki nehrin kuşattığı toprak parçası ada gibi göründüğünden bu adla anılmıştır.

Dünyanın ilk medeniyet merkezlerinden biri olan Mezopotamya, M.Ö. 4000 yıllarından itibaren Sümerler, Asurlular ve Babilliler'in yurdu olmuş. M. Ö. 6. yüzyılda Romalılar'ın, daha sonra sıra ile İranlıların, Arapların ve nihayet Türkler'İn eline geçmiştir. Bugün bütünüyle Irak sınırları içindedir, M.Ö. 18. asırda Mezopotamya’da küçük şehir devletleri vardı. Nadiren de olsa, bazı dönemlerde, bu küçük şehir devletlerinin bir devlet idaresi altında birleştikleri görüldü.

Küçük şehir devletlerinin çoğu, Babil Kralı Hammurabi’nin yaptığı savaşlarda harabe haline geldi. Bu savaşlar neticesinde, Yukarı Mezopotamya’da Asur, Aşağı Mezopotamya’da Babil olmak üzere, iki devlet ortaya çıktı. Mezopotamya, M.Ö. 539’da Perslerin Babil’i işgal etmelerinden itibaren siyasi bağımsızlığını kaybetti. 539-331 tarihleri arasında Perslerin hakimiyeti altında kaldı. M.Ö. 331’de Perslerin Aşemenid Hanedanlığı, Makedonyalı İskender tarafından yıkıldı.

Sırayla M.Ö. 312’de Selösidler, M.Ö. 141’de Arkasidler, M.S. 226’da Sasaniler bölgeye hakim oldular. Sasani Devleti 637’de Müslümanlar tarafından yıkılarak, toprakları fethedildi. 1258’e kadar Mezopotamya İslam halifelerinin idaresi altında kaldı. Halifeler çoğunlukla Mezopotamya’da ikamet ettiler. Anadolu’daki ilk İslam üniversitesi, Selçuklular tarafından, Kuzey Mezopotamya’daki Harran şehrinde kuruldu. Bu üniversitenin gök bilimlerinde ileri gittiği, devrinin ilim merkezi olduğu bilinmektedir.

Rasat Kulesi bugün halen ayakta olup, Mezopotamya’nın başlangıcını işaret eder gibi Harran Ovasında yükselmektedir. 1258’de Moğol istilası her tarafı harab etti ve üç asırlık bir kargaşaya sebep oldu. Mezopotamya daha sonra Osmanlı İmparatorluğunun idaresine girerek yeniden sulh ve sükuna kavuştu. imar görerek refaha erişti. Birinci Dünya Harbinden sonra İngilizler Kuzeybatı Mezopotamya’da hakim oldular. Daha sonra bu topraklar üzerinde Irak Devleti kuruldu. Mezopotamya, tarihte Ortadoğu’nun mühim bir kültür merkezi oldu.

Batı medeniyetinin iki orijinal kaynağı vardır. Birincisi Mezopotamya, diğeri ise Mısır medeniyetidir. Mezopotamya, tarihte Ortadoğu’nun mühim bir kültür merkezi oldu. Mezopotamya, burada hüküm süren devletlerden en çok Arapların ve Türklerin medeniyetlerinden etkilenmiştir. Osmanlılar bu bölgeye Mezopotamya’nın tarihinde hiçbir zaman yaşamadığı huzurlu asırlar yaşattılar. Mezopotamya günümüzde Ortadoğu’nun en fazla nüfusa sahip bölgesidir.

Mezopotamya’nın ekonomisinin temelini petrol meydana getirir. Petrol endüstrisi dışında endüstri gelişmemiştir. Bölgenin diğer ekonomik kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Yetiştirilen tarım ürünlerinin başlıcaları, sebze ve hurmadır. Hayvanlardan koyun ve deve beslenir. Türkiye’ninDiyarbakır, Urfa, Mardin, Elazığ; Irak’ın Musul, Bağdat, Basra-Amoza; Suriye’ninDeyrizor, Rakka, Resulayn şehirleri bugün Mezopotamya’da yer alırlar.

 Mezopotamya’da Kurulan Medeniyetler

1

1. Sümerler: Büyük medeniyetlerin ve dünya kültür mirasının temellerini atan Sümerler, tarih sahnesine diğer medeniyetlere nazaran daha erken çıkmıştır. M.Ö 4000 yıllarından itibaren başlayan tarihi ile Sümerler; yazı, dil, tıp, astronomi, matematik gibi pozitif öğretilerin yanı sıra din, fal, büyü ve mitoloji gibi alanlarda da diğer medeniyetlere örnek olmuşlardır. Sümerler döneminde Mezopotamya'da 18 tanesi büyük olmak üzere yaklaşık 35 şehir ve kasaba var olduğu bilinmektedir. Bunlara; Kiş, Nippur, Zabalam, Umma, Lagaş, Eridu, Uruk ve Ur örnek verilebilir. İlk olarak Uruk Kralı Lugalzagizi aşağı Mezopotamya’daki kent devletlerini bir yönetim altında toplamıştır (M.Ö.2750). Sümerlere Elamlar son vermiş (M.Ö 2000 yıllarının başları) ve böylece Mezopotamya’da Akadların devri başlamıştır.

2

2. Akadlar: Sümerlerin zayıflamasından sonra güçlenen Akadlar, Sami kökenli savaşçı bir topluluktur. Sümerlerden sonra Mezopotamya’nın hükümdarlığını ele geçiren bu topluluk, Mezopotamya’daki medeni gelişimin öncülüğünü yapmıştır. Savaşçı bir topluluk olan Akadlar, ilerleyen tarihlerde çıkacak olan Sami kökenli Asur ve Babil halklarına da öncülük etmişlerdir. Çok tanrılı bir inanca sahip olan Akadlar zafer anıtını inşa eden topluluk olmuştur. Akadlar, Sümerlerin aksine merkezi otoriteye önem vermiş ve Mezopotamya’yı tek bir merkezden yönetme planları kurmuşlardır. Akad hanedanının kurucucu Sargon ailesidir. Agade isimli bir başkent kuran Sargon tarihi kayıtlara göre 34 savaş yapmıştır. Yinede Sargon ile ilgili anlatılan ve eldeki bulgular daha çok mitolojik ve efsane niteliğindedir. Sargon’un torunu olan Akad Kralı Naram-Sin de dedesinin yolundan giderek birçok sefer yapmıştır. Fakat bölgedeki güç dengelerinin değişmesiyle Akadlar bu dönemde düşüşe geçmişlerdir. Kısa bir süre içinde Zagros Dağları’ndan inen ve Akad ülkesini işgale başlayan Gutiler ile yönetim zayıflamış ve M.Ö 2100 yıllarında tekrar Sümerler tarafından yıkılmışlardır.

3

3. Babiller: Sami kökenli bir topluluk olan Babiller Amurrular tarafından kurulmuştur. Devletin kurucusu Sumu-Abum’dur. Özellikle devletin başına geçen 5. Kral Hammurabi ile Babiller diğer kavimlere egemenlik kurmuşlardır. Hititlerin çekilmesinden sonra Babil ülkesi Asurluların egemenliğine girmiştir. Medlerle birleşen Babiller M.Ö 626 yılında Asur devletini yenerek tekrar bağımsız olmuş ve II. Babil Krallığı’nı kurmuşlardır. Kurulan II. Babil devletine ise Persler son vermiştir. Sümerlerin etkisinde bir medeniyet kuran Babiller, ziggurat denen çok katlı tapınakları inşa etmişlerdir. Bu yapıların üst katı rasathane (gözlemevi), alt katını ise ürünlerin depo edildiği kiler olarak kullanmışlardır. Mimari açıdan Mezopotamya’nın en gelişmiş medeniyeti Babiller olmuşlardır.

4

4. Asurlular: M.Ö 2100 yıllarında Arabistan’dan gelerek Mezopotamya'ya yerleşen Asurlular Sami kökenli bir kavimdir. Fakat zamanla içlerine Sümerlilere benzeyen Hurriler de karışmıştır. Bu devlet adını kuruldukları Asur şehrinden almıştır. Başkenti Dicle kıyısında kurulan Ninova şehridir. Asurlular M.Ö 1960 yıllarından sonra Anadolu’da pek çok ticaret kolonisi kurmuşlardır. Anadolu’ya yazının gelmesi Asurlu tüccarların sayesinde olmuştur. Hititlerin akınları ile zayıflayan bu kavim en parlak dönemlerini Asurbanipal zamanında yaşamışlardır. Yaptıkları seferlerle Kıbrıs’a egemen olan Asurlular, devletin sınırlarını İran’dan Mısır’a kadar genişletmişlerdir. Hititler, Mısırlılar ve Urartularla savaşmışlardır. İran’da giderek güçlenen Medler, Babilliler ile birleşerek Asurlulara son vermişlerdir (M.Ö 625). Asur devleti yıkıldıktan sonra toprakları Babil ve Medler arasında paylaşılıştır.

5

5. Elamlar: Sami kökenli olan Elamlılar Mezopotamya’nın güneydoğusunda hükümsürmüşlerdir. Başkentleri Sus şehri olmuştur. M.Ö 3000 yılında diğer kentlere egemenlik kurmuş olan Elamlar, M.Ö 7. yüzyılda Asurlular tarafından yıkılmışlardır.

Mezopotamya  el-Cezire  Sümerler  Asurlular  Babilliler  Mardin  Mezopotamya’da Kurulan Medeniyetler 

YORUMLAR

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Haftanın Trendleri

MAO inhibitörleri, aynı zamanda, Monoamin Oksidaz İnhibitörleri (MAOI) olarak bilinen ve depresyonun tedavisi için reçete edilen güçlü antidepresan bir ilaç sınıfıdır. Monoamin oksidaz ... Devamı