Bouvet Batıyor… Suda Kayan Bir Tabak Gibi…

Bouvet Batıyor… Suda Kayan Bir Tabak Gibi…
03.11.2019 21.54

Saat 13:30 olmuştur… Fransız bandıralı Bouvet zırhlısı ileri yanaşır ve Rumeli Mecidiyesi bataryasının ateşi bir çelik tufanı halinde geminin üzerine biner…

Sözü, olayın görgü şahidi İngiliz savaş muhabirine bırakalım:

“Bouvet’ye şaşılacak bir çabuklukla 4 Türk mermisi birden isabet etti. Geminin her tarafını dumanlar kapladı. Gemi hala ileri gidiyordu. 2 dakika 35 saniye sonra bir mayına çarptı. Alabora oldu ve saat 13:45 te de battı. ”
(Fikret Güneşen / Çanakkale Savaşları / Kastaş Yayınevi)

Aynı olayı bir başka düşman subayı:
“Bir porselen tabak suyun içinde nasıl bir saniyede kaynayıp giderse, gemi de o şekilde birden bire yok oldu”, diye anlatacaktır.

Rumeli Mecidiyesi bataryası, o günün sabahı komutanı Hilmi beyin, “Kimse yaralı ve şehitlerle uğraşmayacak…” şeklinde başlayan ünlü komutunun hakkını yerine getirmiştir. O gün, o bataryanın bütün uğraşı düşmanla olur…

Ve o bataryanın Mehmetlerinden biri, Cideli Mehmet Çavuş Bouvet’nin mermilerine hedef olmu, ömrünün son dakikalarını yaşamaktadır. Cephaneliği infilak etmiş, ardından böğrüne saplanan bir mayınla da karı tamam olmuş düşman zırhlısının hızla batışını toplarının üzerine çıkarak sevinç ve ALLAH’a (.C.C) hamd ile seyreden batarya personeline imrenerek bakar, Cideli Mehmet çavuş… Sonra teğmen Şükrü’ye rica eder. “Ben de göreyim, göreyim de gözümü öyle yumayım” der. Teğmen Şükrü bu cennet yolcusunun son ricasını bir emir sayar. Çavuşunu kucağına alır siperin üstüne çıkarır… Son dakikalarını yaşayan Cideli Mehmet, Yemame sahrasının aslanı Ebu Akil gibi, şehadet parmağını diker yaş gözünden sel olur, öyle boşalır…

Gavurun denize dalışını seyrederken birden manzarası değişir, Mehmet Çavuşun son gördükleri etrafını sarmış nur yüzlü binlerce rahmet meleğidir. Önce giden gemiye sonra gelen meleklere tebessüm eder Mehmet Çavuş… Ve başı yavaşça yana düşer…

Bouvet’nin 709 kişilik personelinden kurtulabilenler sadece 66 kişidir.

Hemen hemen bütün personeliyle denizin dibini boylayan Bouvet’nin hali, Anadolu Hamidiyesi batarya imamını duygulandırır. Düşmanına acır imam efendi, çünkü, sonuçta her biri bir ananın kuzusudur. Ellerini açar duaya durur:
“ALLAH’ım ! Bu facia son bulsun!” Duası imam efendinin de son duası olur. Tepesinde patlayan yeni bir düşman mermisi imam efendiyi küçücük et ve kemik yığınları halinde Hamidiye bataryasına dağıtır.

Son Güncelleme: 03.11.2019 21:54
Bouvet batıyor  Çanakkaleden notlar  Suda kayan bir tabak gibi  Tarihten bir yaprak 

YORUMLAR